sıkışmak
(nesnesiz)
· 8 anlam · 0 geçiş
Anlamlar Hakkında
-
1.
(nesnesiz) Kalabalıktan dolayı birbirine çok yaklaşmak
- “Üç hademe, ebe, hasta bakıcı merdivenin orta sahanlığında sıkışmışlar, sedyeyi çevirmeye çalışıyorlar.”— M. Ş. Esendal
-
2.
İki şey arasında kalmak
- “Parmağı kapıya sıkışmış.”
-
3.
Yerinden oynamamak
- “Vida sıkışmış.”
-
4.
Dar bir yere zorla sığmak veya sığdırılmak
- “Karşıda apartmanın köşesine sıkışmış baraka kahveden bir adam, bir kürek ateş çıkardı.”— M. Ş. Esendal
-
5.
Zor bir durumda kalmak
- “Osmanlı İmparatorluğu sıkışınca üç milyon asker çıkarabiliyordu.”— E. İ. Benice
-
7.
Tuvalet ihtiyacı gelmek