yakın

Bitigçi Sözlük Maddesi

yakın

(sf., a., zf.)
· 8 anlam · 0 geçiş

Anlamlar

  1. 1.

    (sf.) Az bir ara ile ayrılmış olan (zaman veya yer), uzak karşıtı

  2. 2.

    Küçük, önemsiz değişikliklerle birbirinden ayrılan

    • “İklim ile toprağın bereketi ve insanın faaliyeti arasında yakın bir münasebet vardır.”— C. Meriç
  3. 3.

    Aralarında sıkı ilgi bulunan

    • “Her birinin muhakkak bir yakın arkadaşı vardır.”— E. Şafak
  4. 4.

    Benzeyen, andıran, yaklaşan

    • “Beş dönüme yakın bahçesi bir ormanı andırırdı.”— Ömer Seyfettin
  5. 5.

    Erişmesi, olması zaman bakımından yaklaşmış olan

    • “Elli yaşında adam, ellisine yakın kadın...”— S. F. Abasıyanık
  6. 6.

    (a.) Uzak olmayan yer

    • “Yakınımızda otururlar.”
  7. 7.

    (a.) Aralarında sıkı ilişki olan arkadaş, dost veya akraba

    • “En yakınlarından başlayarak herkese hayatı cehennem ettiği de doğrudur.”— M. Mungan
  8. 8.

    (zf.) Uzak olmadan

    • “Gelin, bana yakın oturun lütfen.”

Birleşik Sözcükler

yakın akraba, yakın anlamlı, yakın benzeşme, yakın benzeşmezlik, Yakın Çağ, Yakın Doğu, yakın dost, yakın koruma, yakın sesli, Yakın Şark, yakın takip, akla yakın, cana yakın, fırtınaya yakın rüzgâr

Madde geçmişi ve atıf

Güncel içerik sürümü ve kayıtlı editoryal olaylar yükleniyor.

İlgili Sözler

Tanım, alan etiketi ve sözcük ailesi ortaklığına göre seçilen maddeler.

Değerlik profili canlı hesaplanıyor

T-BDLD içindeki yüzey-lema dizileri ve tamlayıcı örüntüleri taranıyor.

Graf kuramı sonuçları yükleniyor

Sözcüğün derlemdeki bağlantı ağı hesaplanıyor.

Bağlam Dinamikleri

Cümle, belge, alan/tür ve sözdizimsel konum canlı hesaplanıyor.

Kaynak yayın tarihleri yükleniyor...

Derlem ayrıntıları yükleniyor

T-BDLD sıklık, çekimli biçim, alan/tür ve eşdizim verileri hazırlanıyor.

%5
%5