Anlamlar
-
1.
(a.) Araba, hayvan vb.nin taşıdığı şeylerin hepsi
- “Çölde yük götüren vasıta develer, insan taşıyan vasıta hecinlerdir.”— F. R. Atay
-
-
-
-
-
6.
(mec.) Tedirginlik veren şey
-
7.
(fiz.) Bir cismin yüzeyinde biriken elektrik miktarı
-
8.
(tar.) Yüz bin kuruşluk mal veya tutar
- “Mademki öyledir, bir yük getirip satan herkes iki akçe versin.”— T. Buğra
-
-
10.
(esk.) → yüklük
- “Haydi şu yüke giriver!..”— S. F. Abasıyanık
-
Birleşik Sözcükler
yük arabası, yük asansörü, yükçeker, yük gemisi, yük hayvanı, yük katarı, yük odası, yük treni, yük vagonu, aşırı yük, baz yük, dökme yük, kuru yük, serbest yük, deve yükü, kar yükü, rüzgâr yükü
Madde geçmişi ve atıf
Güncel içerik sürümü ve kayıtlı editoryal olaylar yükleniyor.
Bağlam Dinamikleri
Cümle, belge, alan/tür ve sözdizimsel konum canlı hesaplanıyor.