canlı
(sf., a., zf., TV, bl.)Anlamlar
-
1.
(sf.) Yaşamakta olan, yaşayan; diri
- “Bütün canlıların kendilerini yarı baygın, uykulu, hareketsiz bir tembelliğe bıraktıkları saatler başlamıştı.”— N. Cumalı
-
3.
Güçlü, etkili olan
-
6.
(a.) → canlı yayın
Birleşik Sözcükler
canlı bomba, canlı canlı, canlı cenaze, canlı model, canlı müzik, canlı özdekçi, canlı resim, canlı yayın, ağırcanlı, dokuz canlı, etli canlı, iki canlı, it canlı, kanlı canlı, pek canlı, tez canlı, yedi canlı, arkadaş canlısı, dost canlısı, mal canlısı, para canlısı