kütük
(a., bl., mdn., mec., tar.)
· 12 anlam · 0 geçiş
Anlamlar
-
1.
(a.) Kalın ağaç gövdesi
-
2.
Kesilmiş ağaç gövdesi
- “Kenara iri zeytin kütükleri istif edilmişti.”— R. H. Karay
-
4.
Üzüm teveğinin gövdesi
- “Kütüklerin üstündeki koruklara otlar tırmanan bahçeyi bir daha geçiyoruz.”— F. R. Atay
-
5.
Resmî kayıt defteri
-
6.
-
7.
(bl.) Birbirleriyle bağlantılı verilerin tümü.
-
9.
(mdn.) → kütük demir
Birleşik Sözcükler
kütük demir, cehennem kütüğü, inebolukütüğü, nüfus kütüğü, seçmen kütüğü, soy kütüğü, tapu kütüğü, yarma kütüğü