tanık
(isim, hukuk, dil bilimi, mecaz)tanık anlamı nedir?
Olayı bilen kişi, yargısal bilgi kaynağı ve kullanımı belgeleyen örnek.
Olayı bilen kişi, yargısal bilgi kaynağı ve kullanımı belgeleyen örnek.
Tarihsel söz varlığı
İlk tarihsel tanık: 1350 · Süheyl ü Nev-bahâr · PDF s. 245
eserin telif tarihi. Kaynak, Hoca Mesʿûd'un eserin telif tarihini metinde H. 751/M. 1350 olarak açıkça verdiğini belirtir. Tarih dayanağı: İnceleme, PDF s. 61
Anlamsal gelişim çizgisi
1350–1387 · Eski Anadolu Türkçesi kaydından canlı Bitigçi sözlük anlamlarına uzanan sıra. Aynı yazımlı ham tanıklar tek başına anlam değişimi sayılmaz.
Denetlenmiş ilişki türleri: ses değişimiyle anlam sürekliliği
1350–1387
Tarihleme dayanağı: eserin telif veya dil katmanı için yaklaşık dönem
Biçim: tanuk, ṭanuk · ad
Dönem anlamı
Bir olayı gören ya da doğruluğu hakkında bilgi veren kimse.
ses değişimiyle anlam sürekliliğiSüheyl'de tanuk, bir iddiayı doğrulayan kişi; Kâbûs-nâme'de hukuk ve sözün doğrulanması bağlamındadır.
Günümüze uzanan değişim
Son ünlü düzleşerek tanuk > tanık olmuş; şahit aynı alanın alıntı karşılığı olarak yaşamıştır.
Canlı sözlükteki güncel anlam kimliğiyle denetlendi.
Benüm hâcetüm nesneye yok durur Bu sözüme Hak Tangn tanuk durur Çalap’dan hemin işbu şeh-zâdei
Süheyl ü Nev-bahâr · 1350 · PDF s. 245
Denetlenmiş tarihsel biçimin birincil metin tanığı; tek başına anlam değişimi kanıtı değildir.
Bu da'viye sen şanma kim eskiye Ne tanuk gerek bize ne teskiye 127 Ben işbu gice geldügüm gicirek
Süheyl ü Nev-bahâr · 1350 · PDF s. 331
Denetlenmiş tarihsel biçimin birincil metin tanığı; tek başına anlam değişimi kanıtı değildir.
Mesʿûd bin Ahmed (1991). Süheyl ü Nev-bahâr: İnceleme–Metin–Sözlük. Hazırlayan Cem Dilçin. Ankara: Atatürk Kültür Merkezi.
Kaynağa özgü çevriyazı, beyit bağlamı ve sözlük gönderimleri için eleştirel metin yayını.
Keykâvus bin İskender bin Veşmgîr (2016). Kâbûs-nâme. Tercüme eden Şeyhoğlu Sadru’d-dîn Mustafa; hazırlayan Enfel Doğan. Ankara: Türk Dil Kurumu.
Çevriyazılı metin ile yazma yaprağı yüzü-satır gönderimli sözlük/dizin için ana kaynak.
Canlı Bitigçi sözlük kaydı
Biçim: tanık
1. güncel anlam
Olayı doğrudan yaşantısı veya gözlemiyle bilen ve gerektiğinde bunu aktarabilen kişi; eş anlamlı: → şahit.
2. güncel anlam
Yargılama konusu olay hakkında kişisel bilgisine başvurulup beyanı dinlenen kişi; eş anlamlı: → şahit.
3. güncel anlam
Olayın veya dönemin varlığını ve niteliğini gösteren kalıntı, nesne veya belge; ilgili: → delil.
4. güncel anlam
Sözcüğün, anlamın veya dil yapısının gerçek metindeki kullanımını gösteren, kaynağı belirtilmiş örnek; ilgili: → örnek.
Tarihsel basamaklar yalnız editoryal olarak denetlenmiş tarihsel tanım ve çağdaş anlam bağlantılarından kurulur; aynı yazımlı ham derlem eşleşmeleri anlam değişimi iddiasına dönüştürülmez.
Tarihler eser veya yazıt tarihleridir; bir anlamın dilde ilk ya da son kez kullanıldığı tarihi göstermez. Günümüz basamağı canlı sözlük durumudur.
Transkripsiyon notu: Yayınların çevriyazıları kaynak başına korunmuştur. Süheyl ü Nev-bahâr: ṭanuk; Kâbûs-nâme: tanuk. Sade karşılıklar yalnız arama anahtarıdır.
Bağlama dayalı özgün Bitigçi tanımı: Bir olayı gören ya da doğruluğu hakkında bilgi veren kimse.
Tarihsel bağlam: Süheyl'de tanuk, bir iddiayı doğrulayan kişi; Kâbûs-nâme'de hukuk ve sözün doğrulanması bağlamındadır.
Anlamsal gelişim notu: Son ünlü düzleşerek tanuk > tanık olmuş; şahit aynı alanın alıntı karşılığı olarak yaşamıştır.
Çağdaş arama bağı: tanık, şahit · ses değişimiyle anlam sürekliliği · kaynak biçimi, bağlam, anlam bağı ve özgün tanım denetimli
Kaynaklarda tanıklanan biçimler
Bu kaynak kapsamındaki tanıklarda ayrıca çekimli bir biçim kaydedilmemiştir.
Yalnız birincil metin bölümünden alınan kaynak çevriyazıları gösterilir; arama için kullanılan sade anahtar metnin yerine geçmez.
ve düzen bozda. Nizâm-ı 'âlem şöyle iktizâ eder ki biri kâhir (4) ola, biri makhür; biri rızk yeyici, biri rızk verici; tâ bu ikilik tanuk (5) ola Tangn te‘l birliğine ki: “Fi külli şey ’in lehu âyetun
Eski Anadolu Türkçesi · Şeyhoğlu Kâbûs-nâme Tercümesi · yaklaşık 1387 · PDF s. 89 · çevriyazı güveni B
hemişe âdem oğlını bir biri hakkına (6) yavuz gümân dutucı olur. Eğer dilersen ki kendözüni ‘ayblu etmeyesin, değme (7 nesneye tanuk olma. Eğer olursan, ta- nuklık verdügüg vakt sakın (8) meyl-ile tanuk-lık vermeyesin. Endöşesüz söyleme
Eski Anadolu Türkçesi · Şeyhoğlu Kâbûs-nâme Tercümesi · yaklaşık 1387 · PDF s. 104 · çevriyazı güveni B
Mesʿûd bin Ahmed (1991). Süheyl ü Nev-bahâr: İnceleme–Metin–Sözlük. Hazırlayan Cem Dilçin. Ankara: Atatürk Kültür Merkezi.
Keykâvus bin İskender bin Veşmgîr (2016). Kâbûs-nâme. Tercüme eden Şeyhoğlu Sadru’d-dîn Mustafa; hazırlayan Enfel Doğan. Ankara: Türk Dil Kurumu.
Yayın yılı, sözcüğün ilk kullanım tarihi değildir. Çağdaş madde bağlantıları kaynak yayındaki anlam karşılığı ve biçim denetimiyle kurulmuştur; tek başına ses benzerliği tarihsel akrabalık kanıtı sayılmaz.
Not: Bu bölümde gösterilen cümleler, derlem cümle seçme algoritmasının otomatik seçimleridir. Cümlelerdeki görüş, ifade ve içerikler kaynak metinlere aittir; Bitigçi’yi bağlamaz ve Bitigçi’nin görüşünü ya da tutumunu yansıtmaz.
Sayfadaki özellikler henüz yüklenmedi. Lütfen kısa bir süre bekleyiniz.
Sonuçların yüklenmesi için hesaplama yapılıyor.
Güncel madde için atıf biçimleri hazırlanıyor.
Sözlük bilgisi ile canlı BD ölçümlerini birlikte açıklayan seçilmiş yanıtlar.
Sözlükte gerçek metinden alınan bir tanığın kaynağı neden belirtilir?
Kaynak, kullanımın hangi metinden geldiğini ve bağlamının nasıl denetlenebileceğini gösterir; tanığı kurmaca bir açıklama örneğinden ayırır.
Bir dönemin tanığı denilen şey mutlaka o dönemi yaşamış bir insan mıdır?
Tanık, kişiyi adlandırabildiği gibi bir olayın veya dönemin varlığını gösteren belge, nesne ya da kalıntıyı da adlandırabilir.
Tanım, alan etiketi ve sözcük ailesi ortaklığına göre seçilen maddeler.
Panel açıldığında BD varyant verileri yüklenir.
Panel açıldığında BD tanık verileri yüklenir.
/karşılaştır umut ile ümit