öte
(a., sf.)
· 5 anlam · 0 geçiş
Anlamlar
-
2.
Bir şeyin arkadan gelen bölümü
- “İşin ötesi kolay.”
-
3.
(sf.) Bulunulan yere göre karşı yanda olan
- “Evimizin bir yanı bahçe, öte yanı sokaktı.”— M. Ş. Esendal
-
4.
(sf.) Daha fazla, çok
- “Güzel olduğu pek iddia edilmezdi ama güzellikten de öte güçlü bir çekiciliği vardı.”— H. Taner
-
5.
→ dış
- “Sınır ötesi.”
Birleşik Sözcükler
öteberi, öte gün, öte yandan, ötede beride, öteden beri, öteden beriden, ötesi berisi, ötesinde berisinde, öteye beriye, öteyi beriyi, enöte, günöte, yeröte, doğaötesi, fizikötesi, kızılötesi, morötesi, ruhötesi, ulusötesi