yaşamak

Bitigçi Sözlük Maddesi

yaşamak

(nsz., mec.)
· 11 anlam · 0 geçiş

Anlamlar

  1. 1.

    (nsz.) Canlılığını, hayatını sürdürmek

    • “Hiçbir şey yaşarken daha önemli değildir.”— A. İlhan
  2. 2.

    Sağ olmak; durmak

    • “Deden yaşıyor mu?”
  3. 3.

    Varlığını sürdürmek

    • “Balıklar suda yaşar.”
  4. 4.

    Bir yerde oturmak; kalmak

    • “Köyde yaşamak. Şehirde yaşamak.”
  5. 5.

    Geçimini sağlamak

    • “Bu kazançla yaşamak kolay değil.”
  6. 6.

    Herhangi bir durumda bulunmak veya olmak

    • “Bekâr yaşamak. Tek başına yaşamak.”
  7. 7.

    Görüp geçirmek, başından geçmek

    • “Balkan Savaşı'nın bütün acılarını yaşamış bir ailenin kızıydı.”— N. Cumalı
  8. 8.

    (mec.) Sürmek, devam etmek

    • “Onun anısı hep yaşayacak.”
  9. 9.

    (mec.) Varlıklı, endişesiz, sıkıntısız, hoş vakit geçirmek, keyif sürmek

    • “Tek başına manevra yapan bir lokomotif rahatlığı ile hayatını yaşıyor.”— H. Taner
  10. 10.

    (mec.) Keyfi yerine gelmek, mutlu olmak, işleri yolunda olmak

    • “Bu iş olursa yaşadık.”
  11. 11.

    (mec.) Bir durumu yaşar gibi olmak, bir durumla özdeşleşmek, duymak, hissetmek

    • “Sen genç gibi yaşar, ihtiyar gibi ölürsün.”— Ömer Seyfettin

Birleşik Sözcükler

ortakyaşar

Madde geçmişi ve atıf

Güncel içerik sürümü ve kayıtlı editoryal olaylar yükleniyor.

İlgili Sözler

Tanım, alan etiketi ve sözcük ailesi ortaklığına göre seçilen maddeler.

Değerlik profili canlı hesaplanıyor

T-BDLD içindeki yüzey-lema dizileri ve tamlayıcı örüntüleri taranıyor.

Graf kuramı sonuçları yükleniyor

Sözcüğün derlemdeki bağlantı ağı hesaplanıyor.

Bağlam Dinamikleri

Cümle, belge, alan/tür ve sözdizimsel konum canlı hesaplanıyor.

Kaynak yayın tarihleri yükleniyor...

Derlem ayrıntıları yükleniyor

T-BDLD sıklık, çekimli biçim, alan/tür ve eşdizim verileri hazırlanıyor.

%5
%5