çatmak
(-i, -e, huk.)
· 9 anlam · 0 geçiş
Anlamlar
-
6.
(-e) Üzücü, kızdırıcı veya şaşırtıcı olaylarla karşılaşmak
- “Hacı Mustafa bağırıyor, ömründe böyle bir işe çatmadığını söylüyordu.”— R. H. Karay
-
7.
(-e) Yazıyla veya sözle sataşmak
- “Böyle söyler de sonra yemek biraz azca çıkarsa yahut pek düzgün olmasa aşçıya çatacak gibi olur.”— M. Ş. Esendal
-
8.
(-e) Rastlamak, karşılaşmak
- “Nerden çattım böylesi bir güzele...”— C. S. Tarancı
-
9.
(huk., -e) Gemiler birbirine çarpmak