çevirmek
(-i, nsz., -den, -le, -e)
· 15 anlam · 0 geçiş
Anlamlar
-
1.
(-i) Bir şeyin yönünü değiştirmek
- “Nefes nefese koşan anneme, başını çevirmeden cevap verdi.”— Y. Z. Ortaç
-
5.
(nsz.) → durdurmak
- “O hızla giderken bir taksi çevirdi ve tortop olup taksinin içine yuvarlandık.”— H. T. Akarsu
-
7.
Geri göndermek
- “Olayı aydınlatacak her uğraşıyı geri çevirmiş, içine gömülüp tek gözyaşı dökmemişti.”— N. Turhan
-
10.
(-den) Çeviri yapmak
- “Romanlar, hikâyeler yazar; yahut Fransızcadan çevirirmiş.”— M. Ş. Esendal
-
11.
(-i, -le) → kuşatmak
- “Bağı duvarla çevirmek.”
-
12.
(-e, -i) Bir durumdan başka duruma getirmek, dönüştürmek
- “Babasıyla birlikte evimi otele çevirdiler.”— O. Atay
-
13.
(-e, -den) Bir durumdan başka duruma geçmek
-
14.
(nsz.) Kâğıt oyunu oynamak
-
15.
(nsz.) İşlemek, yapmak
- “Yine ne işler çeviriyorsun bakayım.”