öte
Başvuru alınan nesnenin veya sınırın arkasında, konuşana daha uzak kalan bölüm; ilgili: → uzak.
Öte, ‘geçmek’ anlamlı eski öt- fiilinden türemiştir: Gülensoy sözü öt- fiiline fiilden ad yapan -e ekinin getirilmesiyle açıklar, Stachowski de onu Ortak Türkçe *öt- köküne ve aynı kökten gelen ötürü sözüne bağlar. Kumanca metinlerde ‘arasından, içinden’ anlamıyla geçer; Eski Anadolu Türkçesinde ‘öbür yan’, ‘sonra’ ve ‘fazla, aşırı’ anlamlarını kazanmıştır. Dede Korkut Kitabı'nda öte kiçdi ‘öbür yana geçti’ gibi kullanımlar vardır. Kâmûs-ı Türkî sözü ö işaret sözü ile yer bildiren te ekine ayırır; bu açıklamayı başka kaynak desteklemez.
- 12. yy. · Karahanlı Türkçesi: öte
- 13. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: öte
- 14. yy. · Harezm Türkçesi: öte
- 14. yy. · Kıpçak Türkçesi: öte
- 15. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: öte
- 16. yy. · Osmanlı Türkçesi: öte
- 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: öte
- 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: öte
- 20. yy. · Türkiye Türkçesi: öte