sermaye
Üretime veya kazanç amaçlı faaliyete ayrılan para ile ekonomik değerlerin toplamı; ilgili: → birikim.
Sermaye, Farsça ser ‘baş’ ile māye ‘kaynak; para, mal’ sözlerinden kurulan sermāye ‘ana mal, servet; asıl kaynak’ birleşiğinden alınmıştır. Tarihsel Derlem'de söz XIII–XIV. yüzyıl başında Yûnus Emre Dîvânı'nda, XIV. yüzyılda Süheyl ü Nev-bahâr'da ve Kâbûs-nâme Tercümesi'nde tüccarın ana malı anlamıyla geçer; Tietze'nin tanıkları XV. yüzyıldandır: Ömer bin Mezîd'in 1437 tarihli eserinde sağlığın insanın sermayesi olduğu söylenir. Osmanlı Türkçesinde sermâye ticaretin esası olan asıl mal, bir malın maliyeti ve mecazen bir yazarın bilgi birikimi anlamlarını taşır. Halk ağzında sermeye ve serme biçimleri, argoda ‘genelevde çalışan kadın’ anlamı da gelişmiştir.
- 13. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: ser-mâye
- 14. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: ser-māye
- 15. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: ser-māye
- 15. yy. · Çağatay Türkçesi: ser-māye
- 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: sermâye
- 18. yy. · Osmanlı Türkçesi: sermâye
- 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: sermâye
- 20. yy. · Türkiye Türkçesi: sermaye