açılmak
(nesnesiz, -e, -den, hukuk, ekonomi, mecaz)-
1.
(nesnesiz) (Kapak, kapı, kilit, perde, ambalaj ya da göz kapağı gibi kapanmış duran bir şey) kendiliğinden veya birinin eliyle aralanıp çekilerek, kaldırılarak ya da çözülerek içi görülebilir, içine girilebilir, kullanılabilir hâle gelmek.
-
14.Yeni
(hukuk) (Dava, soruşturma, kovuşturma ya da ihale gibi resmî bir süreç) mahkemeye, savcılığa veya yetkili kuruma yapılan başvuruyla ya da verilen kararla başlatılmak, bunun için dosyası düzenlenip işleme konmak.
-
17.
(Hasta, yorgun ya da bunalmış kişi) ateşinin düşmesi, dinlenmesi veya temiz hava almasıyla halsizliğinden sıyrılıp rahatlamak, yüzüne renk gelip toparlanmak ve bir ölçüde ferahlamak, kendini daha dinç hissetmek.
-
19.
(-e, mecaz) (Bir kimse) güvendiği birine kimseye söylemediği gizlerini, içini kemiren kederini ya da başının derdini içtenlikle dökmek, gönlündekileri paylaşarak üzerindeki yükü hafifletmek ve karşısındakinden anlayış, destek beklemek.
Fiilimsilerİsim-fiil · sıfat-fiil · zarf-fiil
Bağlamda doğrulanan kullanım biçimlerini görmek için kartı açın.
Serbest ÖbeklerSözlük maddelerinden ayrı, bağlamda çözümlenen öbek adayları
Öbekleri ve derlem tanıklarını görmek için kartı açın.