açmak
(-i, -e, nesnesiz, tıp, bilişim, hukuk, oyun, mecaz, eskimiş)-
13.
Bir meydanın, yolun ya da anıtın çevresini sıkıştıran yapıları, duvarları kaldırıp sınırlarını geriye iterek orayı genişletmek, daha çok yer kazanıp hem gidiş gelişi hem de uzaktan görünüşü rahatlatmak.
-
17.
Boyaya, saça ya da kumaşa beyaz katarak, ağartıcı sürerek veya karışımın oranını değiştirerek tonunu hafifletmek, koyu bir rengi daha uçuk, daha aydınlık ve göze yumuşak gelen bir görünüme kavuşturmak.
-
25.
(-i) İsteklilerin başvurup yer alacağı bir sınavı, kursu, sergiyi, yarışmayı, ihaleyi ya da bağış seferberliğini tasarlayıp duyurmak, kurallarını ve takvimini saptayarak gerçekleştirmek, bu tür bir etkinliği yapmak, düzenlemek.
-
33.
(mecaz) (Bir yer, gezinti, müzik ya da hoş bir sohbet) bir kimsenin bunalmışlığını, kasvetini gidererek onu canlandırmak, keyfini yerine getirip gönlünün hafiflediğini, dünyanın güzelleştiğini hissettirmek, onu neşelendirmek.
-
34.
(mecaz) Utangaç, sıkılgan bir öğrenciyi, konuğu ya da yeni tanıştığı birini sorular sorarak, şakalaşarak veya ona güven vererek konuşturmak, kabuğundan çıkarıp düşüncelerini ve duygularını serbestçe söylemeye yüreklendirmek.