tüm (I) — Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerin kökeni, biçim ve anlam yolculuğu — sürekli güncellenir

Bitigçi

Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerimiz nereden geldi, yüzyıllar içinde nasıl söylendi, ne anlama geldi? Atlas, her sözcüğün kökenini kaynaklarıyla, Orhon yazıtlarından bugüne biçim ve anlam yolculuğunu ve Türkçenin tarihsel dönemlerindeki gerçek tanıklarını gösterir.

Bu atlas sürekli güncellenir. Son güncelleme: 13 Ekim 2026, 16:29 (Türkiye saati)

sözcük
234
kaynak
35
tarihsel tanık
63.885
en eski kayıt
8. yy.

tüm (I)

→ bütün

Tüm ‘bütün, tamamen’ sözcüğünün kökeni incelenen kaynaklarda açık değildir. Tietze onu Kaşgarlı Mahmud'un at donları için kullandığı tum pekiştirmesine bağlar: _tum kara at_ ‘katıksız kara at’, _tum toruğ at_ ‘baştan başa doru at’; Azerbaycan Türkçesindeki düm ağ ‘bembeyaz’ da bu yöndedir. Eren ise ETDES'te kökeni belirsiz sayar; sözün dil tartışmalarında çokça konuşulduğunu, ağız kayıtlarının dar kaldığını ve çağdaş lehçelerde benzerinin görülmemesini düşündürücü bulur. Stachowski Ortak Türkçe *tü- ‘tamamlamak, bütün kılmak’ fiiline dayanan bir öneriyi aktarır; Gülensoy ise tum'u *tū- ‘kapamak, doldurmak’ fiilinden -m ekiyle türetir. ‘Bütün’ anlamının ilk kaydı Kelekyan'ın 1911 sözlüğündedir; yazı dili tanıkları 1930'lardan başlar.

  1. 11. yy. · Karahanlı Türkçesi: tum
  2. 20. yy. · Osmanlı Türkçesi: tüm
  3. 20. yy. · Türkiye Türkçesi: tum ~ tüm
  4. 20. yy. · Türkiye Türkçesi: tüm

Görsellerle atlas

Görseller hazırlanıyor…

Bunu biliyor muydunuz?

Kategoriler

Sözcükler

Atlas nasıl hazırlanıyor?

Atlas'ta yalnız etimolojisi yerel etimoloji sözlükleri ve tarihsel metinler okunarak hazırlanmış, bağımsız bir denetimden geçmiş ve Türkçenin tarihsel dönemleri kartındaki tanıkları tek tek doğrulanmış sözcükler yer alır. Yeni sözcükler işlendikçe atlasa eklenir.

Köken görüşleri asıl sahiplerine atfedilir ve benimsenen, olası, zayıf diye değerlendirilir. Altay kuramına dayanan karşılaştırmalar ayrıca belirtilir.

Biçim değişimleri, analizdeki tarihli biçimlerin çeviriyazı işaretleri korunarak harf harf karşılaştırılmasıyla çıkarılır. Her biçim kendi kolunun (Oğuz, Kıpçak, doğu) ya da ortak eski katmanın daha önceki yüzyıllardaki biçimleriyle karşılaştırılır; böylece farklı kolların biçimleri birbirinin devamıymış gibi gösterilmez. Aynı yüzyılın kaynaklarındaki değişkeler ve soy çizgisinde daha önce kaydedilmiş biçimler yeni bir değişim sayılmaz.

Yazım işaretinden doğan farklar (ḳ/k, ā/a, ġ/ğ), Arap harfli yazımın ayırt etmediği g/ğ, söz sonundaki ötümlü yazım (ḳurd ~ kurt) ve ek farkları ses değişimi sayılmaz. Meninski, Bianchi, Redhouse gibi Avrupalı sözlükçülerin Latin harfli yazımları (Meninski'de ḡ = c, ǵ = ince g, j = y, y = ı) okunuşa çevrilerek karşılaştırılır. Bu çıkarım kaynaklardaki biçimlerin karşılaştırmasıdır, ses yasası iddiası değildir.

Aynı yazılan ama ayrı sözcük olan maddeler (kurt I 'kurt hayvanı', kurt II 'kurtçuk') ayrı gösterilir; tanıkları ve sayıları birbirine karışmaz. Dönem sıklıkları, sözcüğe ait doğrulanmış tanıkların o dönemin metin büyüklüğüne oranıdır (milyon sözcükte).