mekân
Bir varlığın yer aldığı veya bir olayın gerçekleştiği çevre bölümü; ilgili: → yer.
Mekân, Arapça makān ‘yer’ sözünden alınmıştır; Stachowski ve Karaağaç bu kökende birleşir. Kâmûs-ı Türkî ve Özön sözü Arapça kevn kökünden türetilmiş bir yer adı olarak gösterir ve çoğullarını emâkin, emkine diye verir. Söz XIII.–XIV. yüzyıldan beri Eski Anadolu metinlerinde, özellikle kevn ü mekân ve tayy-ı mekân kalıplarında görülür; XV. yüzyılda Nevâyî'nin Ferhâd ü Şîrîn'inde ‘yer, yurt’ anlamıyla geçer. Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi'nde hem ‘yer’ hem ‘oturulan yer’ anlamında, çoğu kez mekân-ı âlî, mekân-ı şerîf gibi Farsça tamlamaların ilk ögesi olarak kullanılır. XIX. ve XX. yüzyıl sözlükleri bî-mekân, lâmekân, cennet-mekân gibi birleşikleri kaydeder; Karaağaç Türkiye Türkçesinde ‘ev, yurt’ ve ‘uzay’ anlamlarını da verir.
- 13. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: mekân
- 14. yy. · Harezm Türkçesi: mekân
- 14. yy. · Kıpçak Türkçesi: mekân
- 15. yy. · Çağatay Türkçesi: mekân
- 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: mekân
- 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: mekân
- 20. yy. · Türkiye Türkçesi: mekân