meşe — Bitigçi Etymological Atlas

Sözcüklerin kökeni, biçim ve anlam yolculuğu — sürekli güncellenir

Bitigçi

Bitigçi Etymological Atlas

Sözcüklerimiz nereden geldi, yüzyıllar içinde nasıl söylendi, ne anlama geldi? Atlas, her sözcüğün kökenini kaynaklarıyla, Orhon yazıtlarından bugüne biçim ve anlam yolculuğunu ve Türkçenin tarihsel dönemlerindeki gerçek tanıklarını gösterir.

Bu atlas sürekli güncellenir. Last updated: 18 Ekim 2026, 23:48 (Türkiye saati)

Word
1211
kaynak
41
tarihsel tanık
170.391
en eski kayıt
8. yy.

meşe

Sert odunu ve palamut adı verilen ürünüyle tanınan, yaprağını döken veya bütün yıl yeşil kalan üyeleri bulunan ağaçlar grubu; ilgili: → palamut (II).

Meşe, Farsçada 'orman, koru' anlamına gelen bīşe sözünden alınmıştır; Eren, Tietze, Stachowski ve ÈSTJa bu kökende birleşir, Eren söz başındaki b- sesinin Türkçede m-'ye döndüğünü belirtir. Eski Anadolu metinlerinde mîşe ~ mişe biçimiyle 'orman' anlamında kullanılır; Tarihsel Derlem'deki en eski tanık Yûnus Emre Dîvânı'ndadır. Ağaç adı anlamı 'orman ağacı' kullanımından gelişmiştir: XVII. yüzyılda Evliyâ Çelebi mişe ve meşe'yi ağaç adı olarak kullanır, Meninski de 1687'de mīşe'yi hem meşe ağacı hem meşelik karşılığı verir, meşe'yi halk dilindeki biçim it shows.

  1. 13. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: mîşe
  2. 14. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: mişe
  3. 15. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: mīşe ~ mîşe ~ meşe
  4. 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: mīşe ~ meşe
  5. 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: mişe ~ meşe
  6. 20. yy. · Türkiye Türkçesi: meşe

Görsellerle atlas

Görseller hazırlanıyor…

Bunu biliyor muydunuz?

Kategoriler

Words

Atlas nasıl hazırlanıyor?

Atlas'ta yalnız etimolojisi yerel etimoloji sözlükleri ve tarihsel metinler okunarak hazırlanmış, bağımsız bir denetimden geçmiş ve Türkçenin tarihsel dönemleri kartındaki tanıkları tek tek doğrulanmış sözcükler yer alır. New word işlendikçe atlasa eklenir.

Köken görüşleri asıl sahiplerine atfedilir ve benimsenen, olası, zayıf diye değerlendirilir. Altay kuramına dayanan karşılaştırmalar ayrıca belirtilir.

Biçim değişimleri, analizdeki tarihli biçimlerin çeviriyazı işaretleri korunarak harf harf karşılaştırılmasıyla çıkarılır. Her biçim kendi kolunun (Oğuz, Kıpçak, doğu) ya da ortak eski katmanın daha önceki yüzyıllardaki biçimleriyle karşılaştırılır; böylece farklı kolların biçimleri birbirinin devamıymış gibi gösterilmez. Aynı yüzyılın kaynaklarındaki değişkeler ve soy çizgisinde daha önce kaydedilmiş biçimler yeni bir değişim sayılmaz.

Yazım işaretinden doğan farklar (ḳ/k, ā/a, ġ/ğ), Arap harfli yazımın ayırt etmediği g/ğ, söz sonundaki ötümlü yazım (ḳurd ~ kurt) ve ek farkları ses değişimi sayılmaz. Meninski, Bianchi, Redhouse gibi Avrupalı sözlükçülerin Latin harfli yazımları (Meninski'de ḡ = c, ǵ = ince g, j = y, y = ı) okunuşa çevrilerek karşılaştırılır. Bu çıkarım kaynaklardaki biçimlerin karşılaştırmasıdır, ses yasası iddiası değildir.

Aynı yazılan ama ayrı sözcük olan maddeler (kurt I 'kurt hayvanı', kurt II 'kurtçuk') ayrı gösterilir; tanıkları ve sayıları birbirine karışmaz. Dönem sıklıkları, sözcüğe ait doğrulanmış tanıkların o dönemin metin büyüklüğüne oranıdır (milyon sözcükte).