üretme
Girdi olarak alınan maddeyi, emeği veya bilgiyi işleyerek önceden hazır olmayan bir sonuç ortaya koyma. Atölyede eşya, araştırmada yeni çözüm ya da çiftlikte besin elde edilebilir; sonucun niteliği kullanılan yönteme göre değişir.
Üretme, üre- ‘çoğalmak’ fiiline ettirgenlik eki -t- ve fiilden ad yapan -me eki getirilerek kurulmuştur; Gülensoy sözü üre-t-me diye çözümler ve ‘üretme işi, çoğaltma’ anlamını verir. Gülensoy'a göre taban fiil Kaşgarlı Mahmud'da üḏre- ‘üremek, çoğalmak’ ve ettirgeni üḏret- ‘üretmek, çoğaltmak’ biçimleriyle geçer. XX. yüzyıl başında Veled Çelebi, sözü üremek'ten çıkarak dil bilgisinde Arapça iştikak'ın, yani sözcük türetmenin karşılığı olarak kullandığını yazar.
- 20. yy. · Osmanlı Türkçesi: üretme
- 20. yy. · Türkiye Türkçesi: üretme