ulaşmak
Yolculuğun veya yayılımın sonunda istenen konuma gelmek; ilgili: → varmak.
Ulaşmak, ulamak fiilinin kökü ula-'ya karşılıklılık bildiren -ş- ekinin getirilmesiyle kurulmuş Türkçe bir fiildir; Clauson, Tietze ve Stachowski bu çözümlemede birleşir. Fiilin eski anlamı ‘birbirine eklenmek, bitişmek’ti: Kaşgarlı Mahmud bir nesnenin öbürüne ulaşmasını bu anlamla kaydeder, orta çağda ulaşu biçimi ‘aralıksız’ anlamında zarf olarak da kullanılır. Eski Anadolu Türkçesinde ‘yaklaşmak, kavuşmak, erişmek’ anlamları öne çıkar. Stachowski'ye göre Türkiye Türkçesindeki ‘varmak, erişmek’ anlamı ‘bitişmek’ten gelişmiştir.
- 11. yy. · Karahanlı Türkçesi: ulaş-
- 13. yy. · Eski Uygur Türkçesi: ulaşu
- 13. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: ulaş-
- 14. yy. · Harezm Türkçesi: ulaş-
- 14. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: ulaş-
- 14. yy. · Kıpçak Türkçesi: ulaş-
- 15. yy. · Kıpçak Türkçesi: uluş-
- 15. yy. · Çağatay Türkçesi: ulaş-
- 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: ulaşmak
- 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: ulaşmak
- 20. yy. · Türkiye Türkçesi: ulaşmak