sağ (II)
Bedeninde hastalık veya ağır bir rahatsızlık bulunmayan, esen; Sağlam, esen.
Sağ, ‘sağlıklı, esen; diri; sağlam; katkısız’ anlamlarıyla Türkçe kökenli ortak bir sözdür. Clauson'a göre en eski dönemde yalnız sağ yağ ‘sade yağ’ deyiminde görülür; ‘sağlam, sağlıklı’ anlamı bundan gelişmiştir. Kaşgarlı Mahmud Oğuzcadan sağ ‘sağlık, esenlik’ ve sağ suw ‘tatlı su’ örneklerini verir; ÈSTJa sözü ortak Türkçe bir söz sayar ve asıl anlamını ‘sağlıklı, bütün’ görür. Söz Eski Anadolu Türkçesinden Türkiye Türkçesine ‘diri’ ve ‘esen’ anlamlarıyla ulaşmış, sağ olsun ve başın sağ olsun gibi kalıplarda yaşar.
- 9. yy. · Eski Uygur Türkçesi: saġ
- 11. yy. · Karahanlı Türkçesi: saġ
- 12. yy. · Karahanlı Türkçesi: saġ
- 13. yy. · Kıpçak Türkçesi: saw ~ sağ
- 13. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: sağ
- 14. yy. · Harezm Türkçesi: saġ
- 15. yy. · Çağatay Türkçesi: sağ
- 15. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: sağ
- 16. yy. · Osmanlı Türkçesi: sağ
- 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: sağ
- 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: sağ
- 20. yy. · Türkiye Türkçesi: sağ