yapısal — Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerin kökeni, biçim ve anlam yolculuğu — sürekli güncellenir

Bitigçi

Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerimiz nereden geldi, yüzyıllar içinde nasıl söylendi, ne anlama geldi? Atlas, her sözcüğün kökenini kaynaklarıyla, Orhon yazıtlarından bugüne biçim ve anlam yolculuğunu ve Türkçenin tarihsel dönemlerindeki gerçek tanıklarını gösterir.

Bu atlas sürekli güncellenir. Son güncelleme: 17 Ekim 2026, 21:35 (Türkiye saati)

sözcük
1142
kaynak
41
tarihsel tanık
155.867
en eski kayıt
8. yy.

yapısal

Bir bütünün parçalarının yerleşimi ve aralarındaki bağlantıdan kaynaklanan. Yüzeyde görülen tek bir olaydan çok, o olayı doğuran düzen ve işleyiş incelendiğinde anlaşılabilen özellik veya sorun için kullanılır; strüktürel, konstrüktif.

Yapısal, yapı adına ‘ile ilgili’ anlamı veren -sal ekinin getirilmesiyle kurulmuş bir sıfattır; Gülensoy sözü yapı+sal diye çözümler ve ‘yapı, yapılış ve kuruluşla ilgili’ diye açıklar. Taban yapı, yap- fiilinden türemiştir: Gülensoy ve Tietze onu Eski Türkçe yapıġ biçimine bağlar. Kâmûs-ı Türkî yapı'ya ‘bina’nın yanında ‘bedenin biçimi, bünye’ anlamını da verir; ‘strüktür’ anlamına giden yolun bu soyut kullanımdan geçtiği düşünülebilir (Bitigçi açıklaması). Yapısal'ın kendisi eski metinlerde görülmez; XX. yüzyılda terim olarak türetilmiş görünür (Bitigçi açıklaması).

  1. 20. yy. · Türkiye Türkçesi: yapısal

Görsellerle atlas

Görseller hazırlanıyor…

Bunu biliyor muydunuz?

Kategoriler

Sözcükler

Atlas nasıl hazırlanıyor?

Atlas'ta yalnız etimolojisi yerel etimoloji sözlükleri ve tarihsel metinler okunarak hazırlanmış, bağımsız bir denetimden geçmiş ve Türkçenin tarihsel dönemleri kartındaki tanıkları tek tek doğrulanmış sözcükler yer alır. Yeni sözcükler işlendikçe atlasa eklenir.

Köken görüşleri asıl sahiplerine atfedilir ve benimsenen, olası, zayıf diye değerlendirilir. Altay kuramına dayanan karşılaştırmalar ayrıca belirtilir.

Biçim değişimleri, analizdeki tarihli biçimlerin çeviriyazı işaretleri korunarak harf harf karşılaştırılmasıyla çıkarılır. Her biçim kendi kolunun (Oğuz, Kıpçak, doğu) ya da ortak eski katmanın daha önceki yüzyıllardaki biçimleriyle karşılaştırılır; böylece farklı kolların biçimleri birbirinin devamıymış gibi gösterilmez. Aynı yüzyılın kaynaklarındaki değişkeler ve soy çizgisinde daha önce kaydedilmiş biçimler yeni bir değişim sayılmaz.

Yazım işaretinden doğan farklar (ḳ/k, ā/a, ġ/ğ), Arap harfli yazımın ayırt etmediği g/ğ, söz sonundaki ötümlü yazım (ḳurd ~ kurt) ve ek farkları ses değişimi sayılmaz. Meninski, Bianchi, Redhouse gibi Avrupalı sözlükçülerin Latin harfli yazımları (Meninski'de ḡ = c, ǵ = ince g, j = y, y = ı) okunuşa çevrilerek karşılaştırılır. Bu çıkarım kaynaklardaki biçimlerin karşılaştırmasıdır, ses yasası iddiası değildir.

Aynı yazılan ama ayrı sözcük olan maddeler (kurt I 'kurt hayvanı', kurt II 'kurtçuk') ayrı gösterilir; tanıkları ve sayıları birbirine karışmaz. Dönem sıklıkları, sözcüğe ait doğrulanmış tanıkların o dönemin metin büyüklüğüne oranıdır (milyon sözcükte).