keçi — Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerin kökeni, biçim ve anlam yolculuğu — sürekli güncellenir

Bitigçi

Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerimiz nereden geldi, yüzyıllar içinde nasıl söylendi, ne anlama geldi? Atlas, her sözcüğün kökenini kaynaklarıyla, Orhon yazıtlarından bugüne biçim ve anlam yolculuğunu ve Türkçenin tarihsel dönemlerindeki gerçek tanıklarını gösterir.

Bu atlas sürekli güncellenir. Son güncelleme: 18 Ekim 2026, 14:11 (Türkiye saati)

sözcük
1182
kaynak
41
tarihsel tanık
162.436
en eski kayıt
8. yy.

keçi

Yediğini yeniden ağzına getirip çiğneyen, Capra hircus türünden, et, süt, post ve lif sağlamak için beslenen, çoğunlukla alt çenesinde tutam bulunan evcil küçükbaş; ilgili: → oğlak (I).

Keçi, Kaşgarlı Mahmud'un XI. yüzyılda Oğuzca diye kaydettiği, Oğuz dillerinde yaşayan Türkçe bir hayvan adıdır; öteki Türk dillerinin çoğunda aynı hayvana eçki ~ eçkü denir. İki adın ilişkisi tartışmalıdır: Clauson keçi'yi eçkü'nün Oğuzcada bozulmuş biçimi sayar, Tietze göçüşmeyle açıklar, Eren'in aktardığına göre Şçerbak ve Bazin de bu yoldan gider. Eren bu açıklamaları güç bulur, iki adın benzer hayvan çağırma seslerinden çıkmış olabileceğini düşünür; Németh keçi'yi keç keç çağrısından getirir. Stachowski iki biçimi tek kaynaktan türetmenin ses güçlüklerine dikkat çeker. Tarihsel Derlem'deki Uygurca ve Kutadgu Bilig eşleşmeleri başka sözdür; buradaki ilk gerçek tanık XIV. yüzyıldandır.

  1. 11. yy. · Karahanlı Türkçesi: keçi
  2. 13. yy. · Kıpçak Türkçesi: keçi
  3. 14. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: keçi
  4. 15. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: keçi
  5. 16. yy. · Osmanlı Türkçesi: keçi
  6. 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: keçi
  7. 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: keçi
  8. 20. yy. · Türkiye Türkçesi: keçi

Görsellerle atlas

Görseller hazırlanıyor…

Bunu biliyor muydunuz?

Kategoriler

Sözcükler

Atlas nasıl hazırlanıyor?

Atlas'ta yalnız etimolojisi yerel etimoloji sözlükleri ve tarihsel metinler okunarak hazırlanmış, bağımsız bir denetimden geçmiş ve Türkçenin tarihsel dönemleri kartındaki tanıkları tek tek doğrulanmış sözcükler yer alır. Yeni sözcükler işlendikçe atlasa eklenir.

Köken görüşleri asıl sahiplerine atfedilir ve benimsenen, olası, zayıf diye değerlendirilir. Altay kuramına dayanan karşılaştırmalar ayrıca belirtilir.

Biçim değişimleri, analizdeki tarihli biçimlerin çeviriyazı işaretleri korunarak harf harf karşılaştırılmasıyla çıkarılır. Her biçim kendi kolunun (Oğuz, Kıpçak, doğu) ya da ortak eski katmanın daha önceki yüzyıllardaki biçimleriyle karşılaştırılır; böylece farklı kolların biçimleri birbirinin devamıymış gibi gösterilmez. Aynı yüzyılın kaynaklarındaki değişkeler ve soy çizgisinde daha önce kaydedilmiş biçimler yeni bir değişim sayılmaz.

Yazım işaretinden doğan farklar (ḳ/k, ā/a, ġ/ğ), Arap harfli yazımın ayırt etmediği g/ğ, söz sonundaki ötümlü yazım (ḳurd ~ kurt) ve ek farkları ses değişimi sayılmaz. Meninski, Bianchi, Redhouse gibi Avrupalı sözlükçülerin Latin harfli yazımları (Meninski'de ḡ = c, ǵ = ince g, j = y, y = ı) okunuşa çevrilerek karşılaştırılır. Bu çıkarım kaynaklardaki biçimlerin karşılaştırmasıdır, ses yasası iddiası değildir.

Aynı yazılan ama ayrı sözcük olan maddeler (kurt I 'kurt hayvanı', kurt II 'kurtçuk') ayrı gösterilir; tanıkları ve sayıları birbirine karışmaz. Dönem sıklıkları, sözcüğe ait doğrulanmış tanıkların o dönemin metin büyüklüğüne oranıdır (milyon sözcükte).