fıstık — Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerin kökeni, biçim ve anlam yolculuğu — sürekli güncellenir

Bitigçi

Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerimiz nereden geldi, yüzyıllar içinde nasıl söylendi, ne anlama geldi? Atlas, her sözcüğün kökenini kaynaklarıyla, Orhon yazıtlarından bugüne biçim ve anlam yolculuğunu ve Türkçenin tarihsel dönemlerindeki gerçek tanıklarını gösterir.

Bu atlas sürekli güncellenir. Son güncelleme: 20 Ekim 2026, 15:34 (Türkiye saati)

sözcük
1251
kaynak
41
tarihsel tanık
63.809
en eski kayıt
8. yy.

fıstık

Pistacia vera ağacının meyvesinde, bazı çamların kozalağında veya Arachis hypogaea bitkisinin toprak altındaki kabuklarında bulunan yağlı, yenebilir tohum; ilgili: → yer fıstığı.

Fıstık, Arapçada Antep fıstığının adı olan fustuq ~ fustaq sözünden alınmıştır; Tietze ve Räsänen Arapça biçimi Eski Yunanca pistákion'a, Karaağaç ve Kâmûs-ı Türkî ise Farsça piste ~ peste'ye bağlar. Stachowski sözü Arapça aracı anmadan doğrudan Yunancaya bağlar. Tarihsel Derlem'de fıstuḳ ~ fıstıḳ XIV.–XV. yüzyıl Anadolu hekimlik kitabı Müntahab-ı Şifâ'da ilaç ve yiyecek olarak geçer; Osmanlı döneminde çam fıstığı, Şam fıstığı gibi adlar yerleşir. Türkiye Türkçesinde fıstık gibi benzetmesi dolgun, alımlı kişiler için de kullanılır.

  1. 14. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: fıstuḳ ~ fıstıḳ
  2. 15. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: fustuḳ
  3. 16. yy. · Osmanlı Türkçesi: fıstuḳ
  4. 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: fıstıḳ ~ fıstık
  5. 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: fıstık
  6. 20. yy. · Türkiye Türkçesi: fıstık

Görsellerle atlas

Görseller hazırlanıyor…

Bunu biliyor muydunuz?

Atlas yükleniyor…

Kategoriler

Kategoriler hazırlanıyor…

Kaynaklar dizini

Kaynak dizini hazırlanıyor…

Sözcükler

Atlas nasıl hazırlanıyor?

Atlas'ta yalnız etimolojisi yerel etimoloji sözlükleri ve tarihsel metinler okunarak hazırlanmış, bağımsız bir denetimden geçmiş ve Türkçenin tarihsel dönemleri kartındaki tanıkları tek tek doğrulanmış sözcükler yer alır. Yeni sözcükler işlendikçe atlasa eklenir.

Köken görüşleri asıl sahiplerine atfedilir ve benimsenen, olası, zayıf diye değerlendirilir. Altay kuramına dayanan karşılaştırmalar ayrıca belirtilir.

Biçim değişimleri, analizdeki tarihli biçimlerin çeviriyazı işaretleri korunarak harf harf karşılaştırılmasıyla çıkarılır. Her biçim kendi kolunun (Oğuz, Kıpçak, doğu) ya da ortak eski katmanın daha önceki yüzyıllardaki biçimleriyle karşılaştırılır; böylece farklı kolların biçimleri birbirinin devamıymış gibi gösterilmez. Aynı yüzyılın kaynaklarındaki değişkeler ve soy çizgisinde daha önce kaydedilmiş biçimler yeni bir değişim sayılmaz.

Yazım işaretinden doğan farklar (ḳ/k, ā/a, ġ/ğ), Arap harfli yazımın ayırt etmediği g/ğ, söz sonundaki ötümlü yazım (ḳurd ~ kurt) ve ek farkları ses değişimi sayılmaz. Meninski, Bianchi, Redhouse gibi Avrupalı sözlükçülerin Latin harfli yazımları (Meninski'de ḡ = c, ǵ = ince g, j = y, y = ı) okunuşa çevrilerek karşılaştırılır. Bu çıkarım kaynaklardaki biçimlerin karşılaştırmasıdır, ses yasası iddiası değildir.

Aynı yazılan ama ayrı sözcük olan maddeler (kurt I 'kurt hayvanı', kurt II 'kurtçuk') ayrı gösterilir; tanıkları ve sayıları birbirine karışmaz. Dönem sıklıkları, sözcüğe ait doğrulanmış tanıkların o dönemin metin büyüklüğüne oranıdır (milyon sözcükte).