parça
Bütünün ayrılmış, bağımsız ele alınmış ya da geride kalmış bölümü; ilgili: → öge.
Parça, Farsça pārča ‘parça, bölük’ sözünden alınmıştır. Eren ve Stachowski'ye göre Farsça söz, pāra ‘parça’ sözüne küçültme bildiren -ča ekinin getirilmesiyle kurulmuştur; Stachowski aynı pāra'nın para ve yekpare sözlerinde de yaşadığını gösterir. Söz Çağatayca, Doğu Türkçesi ve Osmanlıcada parça ‘parça, kısım’ olarak geçer (Räsänen); en eski tanığı XIV. yüzyıl Harezm metni Kısasü'l-Enbiyâ'dadır. Kâmûs-ı Türkî ‘önemsiz, adi kişi’ (kâtip parçası), ‘az miktar’ (bir parça su) ve ‘iyi cins kumaş’ (iyi bir parça) kullanımlarını kaydeder. Toven'de iyi bir parça ‘gürbüz, güzel, değerli kişi ya da şey’dir; argodaki ‘güzel kız’ anlamı XX. yüzyılın sonunda kaydedilir.
- 14. yy. · Harezm Türkçesi: parça
- 15. yy. · Çağatay Türkçesi: parça
- 15. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: parça
- 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: parça
- 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: parça
- 20. yy. · Türkiye Türkçesi: parça