bulmak
Aranan ya da rastlantıyla karşılaşılan kişi veya nesneyle temas kurmak; ilgili: → karşılaşmak.
Bulmak, Eski Türkçeden bu yana kullanılan yerli bul- fiilinin mastarıdır. Clauson fiili VIII. yüzyılda Kül Tigin ve Tonyukuk yazıtlarında ‘bulmak, edinmek’ anlamıyla gösterir; sözcük Uygur, Karahanlı ve Harezm metinlerinde sık geçer, Çağataycada da vardır. Stachowski ile Starostin–Dybo–Mudrak biçimi Ortak Türkçe *bul- köküne bağlar. Clauson'a göre bul- sonraki yüzyıllarda pek çok Türk dilinde yerini tap- fiiline bırakmış, Kıpçak kaynaklarında aynı anlam tap- ile verilmiştir; Türkiye Türkçesinde ise bul- yaşamayı sürdürmüştür. Starostin–Dybo–Mudrak fiilin ilk anlamının ‘kapmak, ele geçirmek’ olduğunu düşünür.
- 8. yy. · Eski Türkçe (Orhon): bul-
- 9. yy. · Eski Uygur Türkçesi: bul-
- 11. yy. · Karahanlı Türkçesi: bul-
- 13. yy. · Harezm Türkçesi: bul-
- 13. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: bul-
- 14. yy. · Kıpçak Türkçesi: bul-
- 15. yy. · Çağatay Türkçesi: bul-
- 16. yy. · Osmanlı Türkçesi: bul-
- 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: bulmak
- 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: bulmak
- 20. yy. · Türkiye Türkçesi: bulmak