ekmek (II)
Bir bitkiyi üretmek için toprağa tohum atmak veya gömmek
Ekmek fiili, Ortak Türkçe *ek- ‘tohum ekmek, serpmek’ köküne mastar eki -mek'in eklenmesiyle kurulmuştur. Kök XI. yüzyılda Kâşgarlı Mahmud'da hem ‘tohum ekmek’ hem de ‘bir şeyin üzerine ezilmiş ilaç, toz serpmek’ anlamıyla geçer; Kutadgu Bilig'de yere ne ekilirse onun biteceğini söyleyen bir beyitte yer alır. Harezm, Kıpçak ve Çağatay metinlerinde sürer (Kıpçak ve Çağataycada ik- biçimi de görülür); Çuvaşça ak-, Halaçça häk- dâhil Türk dillerinin hemen hepsinde yaşar. Eski Anadolu ve Osmanlı metinlerinde yara üzerine ilaç serpmek, ‘dökmek, saçmak’ ve ‘telef etmek, harcamak’ anlamları da görülür; birini atlatıp bırakma anlamı Tietze'ye göre argoda ilk anlamdan gelişmiştir.
- 11. yy. · Karahanlı Türkçesi: ek-
- 13. yy. · Eski Uygur Türkçesi: ek-
- 13. yy. · Harezm Türkçesi: ek-
- 13. yy. · Kıpçak Türkçesi: ek-
- 13. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: ek-
- 15. yy. · Çağatay Türkçesi: ek-
- 16. yy. · Osmanlı Türkçesi: ekmek
- 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: ekmek
- 18. yy. · Osmanlı Türkçesi: ekmek
- 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: ekmek
- 20. yy. · Türkiye Türkçesi: ekmek