bakış
Yüzün ve dikkatin bir an için karşıdaki noktaya dönmesi. Sessiz karşılaşmada kaşın kalkması şaşkınlık, yüzün yumuşaması yakınlık iletebilir; aynı hareket, konuşmanın geçtiği ortama ve ne kadar sürdüğüne bağlı olarak bambaşka algılanır.
Bakış, bak- fiiline eylem adı yapan -ış ekinin getirilmesiyle kurulmuştur; Clauson ve Gülensoy bu çözümlemede birleşir. Söz XI. yüzyılda Kâşgarlı Mahmud'da ‘karşılıklı bakış’ anlamıyla kayıtlıdır, Kutadgu Bilig'de de geçer. Eski Anadolu Türkçesinde ‘bakma, nazar’ yanında ‘görme biçimi’ anlamını da taşır: Âşık Paşa'nın Garib-nâme'sinde hak bakışı ile halk bakışı karşılaştırılır; bugünkü ‘bir konuya yaklaşım’ anlamının izi buradadır (Bitigçi açıklaması). Kıpçak, Çağatay ve Eski Anadolu metinlerinde ortak kıya bakış ‘yan bakış’ söyleyişi görülür; Kâmûs-ı Türkî sözü ‘bakma eylemi ve biçimi’ diye tanımlar.
- 11. yy. · Karahanlı Türkçesi: bakış
- 14. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: bakış
- 14. yy. · Kıpçak Türkçesi: bakış
- 15. yy. · Çağatay Türkçesi: bakış
- 15. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: bakış
- 16. yy. · Osmanlı Türkçesi: bakış
- 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: bakış
- 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: bakış
- 20. yy. · Türkiye Türkçesi: bakış