yazma (I)
Sözcükleri veya işaretleri el ile ya da sayısal bir araçla bir yüzeye geçirerek kalıcı bir metin oluşturma; tahrir.
Yazma, yaz- ‘yazmak’ fiiline -ma eki getirilerek kurulmuştur (Gülensoy). Bu maddenin anlamları ‘yazma işi’, ‘basımdan önce elle yazılmış kitap’ ve ‘kabakulak’tır. Kâmûs-ı Türkî XIX. yüzyıl sonunda sözü isim olarak ‘yazmak işi’ ve bir tür yüz şişmesi, sıfat olarak ‘elle yazılmış’ (yazma kitap) anlamlarıyla kaydeder; şişliğin giderilmesi için bazı okuyuculara ‘yüz yazdırıldığını’ da bildirir. El yazması için öteki Türk dillerinde kol ya da el ile kurulmuş karşılıklar vardır (golyazma, elyazması). Tarihsel Derlem'de ‘yazma işi’ XVII. yüzyıldan eylem adı olarak tanıklanır (yazı yazmada, Tezkire-i Dâvûd); öteki eşleşmeler yazmak fiilinin çekimleri, Evliyâ'nın yazma adlı yiyeceği ve nakış anlamlı kullanımlardır.
- 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: yazma
- 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: yazma
- 20. yy. · Türkiye Türkçesi: yazma