pazar (I)
Satıcıların belirli günlerde mallarını sattıkları geçici yer
Pazar, Farsça bāzār ‘çarşı, alışveriş yeri; pazar günü’ sözünden alınmıştır. ETDES'e göre Farsça söz Eski Farsça vahāčāra ve Pehlevice wāzār biçimlerine dayanır; söz Ermeniceden Macarcaya dek yayılmıştır. Türkçede sözün başındaki b- p-'ye dönmüştür (Kâmûs-ı Türkî ve Kestelli sözün aslının bâzâr olduğunu belirtir); söz XIII. yüzyılda Yusuf u Züleyhâ'da pazar ve bazar yazımlarıyla geçer, XIV–XV. yüzyıllarda Harezm, Kıpçak ve Çağatay metinlerinde bāzār ~ bazar biçimiyle yaygındır; ağızlarda ve pek çok Türk dilinde bazar biçimi yaşar. Haftanın gününe ad olması pazarın kurulduğu günün adlandırılmasından gelir: Tietze pazar II'yi pazar I'den türetir; Stachowski'ye göre Anadolu'nun bazı yerlerinde ad pazarın kurulduğu başka günlere verilir.
- 13. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: bazar
- 14. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: bâzâr
- 14. yy. · Harezm Türkçesi: bāzār
- 14. yy. · Kıpçak Türkçesi: bazar
- 15. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: bāzār
- 15. yy. · Çağatay Türkçesi: bāzār
- 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: pâzâr
- 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: pâzâr
- 20. yy. · Türkiye Türkçesi: pazar