usul (II)
→ yöntem
Usul, Arapça aṣl ‘kök, köken, temel’ sözünün çoğulu uṣūl'den alınmıştır (Stachowski); Tietze Arapça etimonun anlamları arasında ‘yol yordam, yöntem; düzen, kaide’yi sayar. Osmanlı Türkçesinde ‘yol, yöntem, tarz’ ve ‘düzen, kural’ olarak yerleşir; Özön'e göre XIX. yüzyılda Fransızca méthode karşılığı da olmuştur. Klasik Türk müziğinde usul, vuruşların düzenini, yani ritim kalıbını anlatır (Lehce-i Osmanî). Tarihsel Derlem'de söz Eski Anadolu Türkçesinde _zabt u usûl_ gibi ikilemelerde, Evliyâ Çelebi'de ise _yigirmi dörd usûl_ gibi müzik anlatımlarında geçer. Karaağaç usul (II)'yi yol, yöntem, bilimde metot, hukukta uyulacak hükümler ve müzikte tempo diye ayırır.
- 14. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: usûl
- 15. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: usûl
- 15. yy. · Çağatay Türkçesi: usûl
- 16. yy. · Osmanlı Türkçesi: usûl
- 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: usûl
- 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: usûl
- 20. yy. · Türkiye Türkçesi: usul